28 Ocak 2011 Cuma

27 Ocak 2011 Perşembe

26 Ocak 2011 Çarşamba

23 Ocak 2011 Pazar

we're going to have fun this sunday


excursion değil ama cake recipe =P



ikisubardağı sıvı yağı, birbuçuksubardağı toz şekeri, üç yumurta ile mikserde çırptım. ikisubardağı ev unu (kepekli buğday unu) ile birsubardağı beyaz unu eledim ve ikipaket kabartma tozunu ekleyip karıştırdım. daha sonra bunları ve yarımçaykaşığı tuzu, birpaket vanilyayı ve yarımsubardağındanbirazdahafazla suyu da yumurta karışımıma ilave ettim. hepsini mikserde çırptım. yağladığım kek kalıbına çoğunu döktüm. artakalanına üççorbakaşığı nesquik squeeze ekledim tekrar çırptım ve kek kalıbı içine döktüm. biradet kaşık-bıçak-çatal fark etmez yardımıyla karıştırdım. dalga dalga kakaolu oldurdum, öncedenısıtılmış fırına koydum. pişti. ters çevirdim servis tabağına aktardım. kestim tabağa koydum yanına da bir adaçayı yaptım. yedim=))



notlarım= yumurtalarla şeker, şekerler eriyesiye kadar iyice karıştırılmalı.
kekin yumuşacık nemli gibi olması için süt katılmalı ama ben ole sevmiyorum. yağ ve su yeterli  oluyor.
elenmiş un ile kabartma tozu ayrı bir yerde iyice karıştırılmalı.
kek karışımı hızlı bir şekilde karıştırılmalı ve karıştılırkarıştırılmaz fırına verilmeli.
kabartma tozu kokarmış bazen, kokmaması için limon suyu sıkılırmış. ben sıkmadım. kokmadıda.       

21 Ocak 2011 Cuma

kiminle kafa tuttuğunun farkında mısın?

meyve bıcağı ile mermer yapıştırıcısını halt etmeye çalışmak.

19 Ocak 2011 Çarşamba

boğazım

düğüm düğüm
acıyor
her yerim boya. tuvaller. yemekler. kendi tariflerim. saçlarımı topluyorum. sahil boyu yürüyorum. dalga sesleri. okuyorum, uyuyorum sıcacık. dinliyorum. söylüyorum eşliğinde. fotoğraflar.
severdi beni bebek gibi.

ruhuma gitgide uzaklaşıyorum.

13 Ocak 2011 Perşembe

12 Ocak 2011 Çarşamba

"We called him 'The king', because... that's what he liked to be called."


çocukluğumda beni derinden etkileyen filmlerden biri.

11 Ocak 2011 Salı

wind did roar and the wind did moan

3 Ocak 2011 Pazartesi

küçükken herşeyin dev gibi göründüğünü bir kez daha anladım.
ya da
KÜÇÜKKEN herşeyin BÜYÜKKEN ki gibi olmadığını bir kez daha anladım.

2 Ocak 2011 Pazar

bomba etkisi - winter reggae

It's minus forty in December, it's cold and windy outside,
I dream of sunshine and the Ocean, endless summer on my mind
I just wanna be the one, singing songs and having fun under the biggest yellow Sun.

Natasha's singing Reggae, and I don't sleep all night,
Natasha's singing Reggae, it makes me feel all right.

Her father is jamming on a squeeze-box, to keep her mama satisfied,
Sometimes he sings like Volga boatmen, while getting drunk on winter nights.
And he just wants to be the one, singing songs and having fun under the biggest yellow Sun.

Natasha's singing Reggae, and I can't sleep all night,
Natasha's singing Reggae, it makes me feel all right.

1 Ocak 2011 Cumartesi